Bilirim
Her şey hazana durmuşken
bir sonbaharda,
doğmak ne güzeldir bilirim
ama her şey yeniden doğmaya durmuşken
bir ilkbaharda,
hazan yaşamak ne kötüdür,
ölmek ne acıdır onu da bilirim.
Hiç ölmemiş olsam da,
bir ilkbaharda sevdaya düştü yüreğim
ondan bilirim. devamını oku
Ruhum Sonbahar
Mevsim bahar.
Hadi gel ey yar, ruhum sonbahar.
Yalnızlığın orta yerinde, kimsesizliğin ızdırabını yaşarken bir akşam, güneş batarken ufukta ve umutlarımı da alıp götürürken beraberinde, ben bakarken pencereden ağaçtaki son yaprağın akıbetine, gezinirken bir ümit bekleyişinde, cismi ses vermeyen bir ruh misali gözlerinle bana gelecek bir mavera iklimi, ellerinle sunulacak bir rahmet yağmuru bekliyorken kurumuş vahalarıma. devamını oku
Aşk Denilen Muamma
Sevgi üzerine sözler geçiyordu yüreğimden, radyoda çalan şarkıyı dinlerken ve sevgi üzerine bir kaç kelam etme cüretinde bulunmuştu zaten kalemim ben kendime geldiğimde.
Şöyle diyordu şarkıda;
“Yokluğunla avunurum
Benliği yere vururum
Ayağındadır gururum
Ez ezebildiğin kadar
Dilin olayımda söyle
Nasıl yandım sana böyle
Yollarında toprak eyle
Gez gezebildiğin kadar”
İşte bu sevgidir, aşktır, feda olmaktır dedirtiyor düşününce bu şarkı. devamını oku
Elfida hep aklımda kalacaksın
Yüzün geçmişten kalan aşka tarif yazdıran
Bir alaturka hüzün yüzün kıyıma vuran
Anne karnı huzuru çocukluğumun sesi
Senden bana şimdi zamanı sızdıran
Şımartılmamış aşkın sessizliğe yakın
Kimbilir kaçyüzyıldır sarılmamış kolların
Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu
Yorulmuşsun hakkını almış yılların
Elfida bir belalı başımsın
Elfida beni farketme sakın
Omuzumda iz bırakma yüküm dünyaya yakın
Elfida hep aklımda kalacaksın devamını oku
Önce söz vardı
Her şeyden önce, senden de benden de önce ve sözde yalan yoktu, korku yoktu ve söz sadece güzeldi. En büyük sözle üflenmişti bedenlerimize can. “Kûn feyekûn” “Ol.” denmişti oluvermiştik.
Kainatın özüydü söz. Senin de, benim de, hepimizin özünde en özge yerindeydi söz. Sözden sonra, sözle varolmuştuk. Söz bizden büyüktü.
Ben hep korktum sözden. Sözün hikayesinden sonra ve bütün benliğimle söylenmemiş-söylenememiş sözlerin gölgesinde yaşadım. Çok şey söyleyecek zamanlarım oldu, ama hep döndüm kıyısından, “ya pişman olursam” diye esirgedim hep sözü…
Evet söz büyüktü ve ben küçüktüm. Kaç sözün altında ezildim, kaç kez kendimden büyük sözler ettim ve sözlerim büyüdükçe ben o kadar küçüldüm. devamını oku
Ne kadar güzelsin biliyormusun?
Ne kadar hüzün varsa yeryüzünde gözlerine bakınca yaşadım güzel kız.
Gözlerinin elası kainatın en güzel rengi şu an. Duruşun kainatın en çaresiz kalmış hali, ellerin kainattaki çorak topraklar gibi… Peki yüreğin nasıl yavru yüreğin? Sıcaklığı yakıp kavuruyor mu seni de, içinde sevgi volkanları patlıyor mu? Bütün kainata yetecek kadar sevgi barındırıyorsun içinde değil mi?
Peki biz sana ne kadar sunabildik sevgimizi esirgemeden, senin güzel gözlerin gülsün diye nelerden vazgeçtik? Hiçbir şeyden sanırım yavru, ne sen ne de diğer çocuklar gülsün diye, hiçbir şeyden vazgeçemedik. Ne kendimizden, ne zevkimizden, ne hayatımızdan vazgeçebildik. Sizin hayatınız pahasında da olsa vazgeçmedik vazgeçemedik… devamını oku
Tek Sen Gelseydin de…
Sevgiden dem vuran yürekleri barındırmayan bir dünyaya kaç sabah daha gözlerim açılacak bilmiyorum ve benim söyleyecek güzelliğe dair hiçbir sözüm kalmadı bugün.
Bırakmadılar içimde umut adına yeşeren duyguları. Senin gidişin yalan dedirtti her şeye.
İnsan yüreklerin yaşadığı bir dünya değil burası, herkesin kendi nefsini yüreğinden büyük gördüğü, hiç kimsenin “işte yüreğim ve ben buradayım” demeye cesaret edemediği, korkuların ecele fayda olsun diye beklendiği ve sevginin çoktan evini alıp gittiği lugatlardan bile silindiği bir dünya burası. devamını oku
İyi ki Doğdun Çocuğu Annesini Sardığında
Gördüğü herşey aslında Anne kucağındaki huzurdan ibaretti. Anne kucağında hayat o kadar huzurlu ki…
O en güzel direksiyonlu araba, üstüne sığabileceği büyük bir kamyon, bütün filler, foklar ve ayılar… Güzel olan herşey tam da o anda Anne kucağında oluyor.
Ağlamaktan vazgeçilecek en güzel yer. Ağlamaya başlanacak en güzel yer. devamını oku
Sen Neydin?
Senin gözlerinle doğdum bir gün hayata
ve o günden önceyi hiç yaşamamış saydım.
Hayatımdaki en güzel duyguydun.
Tarifi yoktu yavru,
Bulutlarda gezmek bile böyle güzel değildi,
değildi yeryüzünde hiçbir şey bu kadar güzel.
Sen sevdanın adıydın,
Söylenmemiş bir türküydün dudaklarımda,
Her şey sendin yavru. devamını oku
Ne vakit başlasam yazmaya sen giriyorsun kalemimin kapsadığı alana.
Hayatın bana verilen bir lütuf olduğunu seninle anladım oğlum.
Sen benim canımsın, hayatımsın, gözbebeğim değil ondan da kıymetlisin. Senin melek yüzün, senin kokun, kalemimden her dökülen…
Ne vakit başlasam yazmaya sen giriyorsun kalemimin kapsadığı alana.
Sen bu yüreğin çarpışı, bu gözün ışığı, bu hayatın anlamı diye bildiğimsin. devamını oku
Seninle geçen 3 yıl…
Sen mi büyüdün, yoksa ben çocuk mu oldum?
Ben sana büyümeyi öğretirken, sen de bana oynamayı öğrettin.
3 yıl önceki bu gece de…
Biraz uzakta Kale’deki çalar saatin sesini duyacak yakınlıkta, pencerenin ötesinde sen vardın. Dünya bir bebeğin sesini ilk kez duyalı daha saatler olmuştu sadece…
Seninle ağlamak sensiz gülmekten tatlıdır… devamını oku