Posts Tagged ‘Ey gül yüzlü çocuk’
Ey gül yüzlü çocuk
Sensin ey gül yüzlü çocuk kalbimin yörüngesinde dönüp duran, içimdeki sevda bahçelerinde açan.
Seninle parantezin içine aldı hayat beni. Senden önce hiç sırası gelmeyen bir işlemdim, ne toplanınca artıyor ne çıkarılınca azalıyordum. Sadece bölündü yüreğim senin hasretinle. Sensizliğinde fonksiyonu olmayan, kainatta yer kaplayan koskoca bir boşluktum.
Senden sonra varlığım anlam buldu, senden sonra adım ANNE oldu. Senden sonra yüreğim özgür kaldı içindeki sevgiyle, senden sonra… Senden sonrası da yoktu ya…
Sen karası olmayan bahtımsım, şansımsın, inancımsın, hergün gördüğüm mucizesin. Kanatlarını açıp bütün özgürlüğüyle, fani dediğim, baki kıldığın dünyama gelensin. Şükrü sen getirdin, tevekkülü sen, tefekkürü sen getirdin dünyama.
Sen insan olduğumu unutturan bütün yüzlere inat, gülen yüzüsün kainatımın. Sen çocuksun, meleklere eşsin, buram buram sevgisin ve yüreğimdesin. Keşke diyorum bütün yüreği taşlaşmış insanların içinde bir parça senden olsa , o zaman kötülük nasıl elini kolunu sallayarak dolaşabilirdi bu denli rahat. Başkalarının mutsuzluğuyla nasıl mutlu olabilirdi bir başkası. Nasıl sahipsiz bırakırdık, açlıktan ölümün gözüne bakan çocukları, nasıl vicdanımız rahat izlerdik zalimin zulmüne maruz kalanları, nasıl küçücük sebeplerle büyütürdük içimizdeki nefreti.
Nasıl riyayla barışık olurdu dilimiz, nasıl aşk ayaklar altında böylesi ezilirdi, nasıl, nasıl güzel olmazdı her şey, ey ilahi lütuf eğer içimizde senin temizliğini saflığını ve güzelliğini her şeyden üstün tutarak yaşamayı başarabilseydik. En büyük özrümüz bu belki, sen olmamak seni bulamamak içimizin derinlilerinde.
İşte bende sadece bunu yapabiliyorum, sen diyorum, seni diyorum seni yazıyorum, seni görüyorum. Biliyorum ki,
sen varsın, gerçeksin ve kurtuluşumsun. Zira sen varsan istikamet müstakim.